9/11/2009 ·

31 Mart Vakası ve İtalya Savaşı
Olay Rumi takvimle 31 Mart 1325 te olduÄŸu için (13 Nisan 1909) bu isimle anılmıştır.II.MeÅŸrutiyetin ilanıyla beraber geçen süreçte İttihatçılar iktidarı tam anlamıyla ele almayı baÅŸaramamışlardır.Bu dolaylı denetim siyasal iktidarsızlık için vesile idi.Halk arasında yayılan söylenti ve çalkantılar ittihatçılara muhalif grupların bir araya gelebilmesi için uygun zemin hazırlamıştı.Siyasi cinayet teriminin sözlüklerimize girdiÄŸi dönemlerdir yandaÅŸ yada karşıtların bu gerekçeyle öldürüldüÄŸü bir zaman aralığıdır.Özellikle DerviÅŸ Vahtedinin yayınladığı Volkan gazetesinin propaganda yayınları ittihatçıların uygulamalarından rahatsız alaylı askerler arasında taraftar buldu.12 Nisanı 13 Nisana baÄŸlayan gece Taksim Avcı taburundaki askerler komuta heyetini katlederek ayaklandılar.Heyeti mebusanın önüne gelerek Hüseyin Hilmi PaÅŸa hükümetinin istifasını istediler ,hükümet olayların daha da büyümemesi adına üyeler olarak birer birer istifa ettiler.İsyancı askerler ittihatçı subaylarla mebusları buldukları yerde katlediyorlardı.ÇoÄŸu ittihatçı ya kentte saklandı yada İstanbul dışına kaçtı.PadiÅŸahın olaylarla ilgisi olmamasına raÄŸmen durumu bu gün dahi araÅŸtırmacılar arasında tartışma konusudur tıpkı ayaklanmanın kışkırtıcılarının kimler olduÄŸu konusu gibi.İttihat Terakki İstanbuldaki denetimi kaybetmiÅŸtir ancak isyancılarda kısmen denetim saÄŸlamış olsalarda bundan sonra ne yapacaklarına dair ne bir programları nede organizasyonları vardır.İttihat ve terakki organizasyon olarak sıklet merkezi Selanikte III.Orduyu harekete geçirir.Ayaklanmayı bastırmak üzre yürüyen III.Ordu unsurlarına Hareket Ordusu adı Verildi.Heyeti Ayan yeÅŸilköyde toplanır ve Hareket Ordusunun baÅŸkente giriÅŸinin meÅŸruluÄŸunu onaylar.23 Nisanı 24 üne baÄŸlayan gece Ordu küçük direniÅŸler hariç İstanbuldaki duruma hakim olur.Sıkıyönetim ilan edilir,ayaklanma önderleri Divan-ı Harpte süratli bir yargılamadan sonra idam edilir.Ama bu hareketin en önemli geliÅŸmesi meclisin 27 Nisan da aldığı kararla II.Abdülhamidi tahttan indirmiÅŸ yerine kardeÅŸi V.Mehmet ReÅŸad adıyla padiÅŸah ilan edilmiÅŸti.Pek çok uzmanın üzerinde birleÅŸtiÄŸi üzre klasik anlamda son Osmanlı padiÅŸahıdır.Bundan sonra gelecek son iki padiÅŸah sembolik makam olmaktan öte gidememiÅŸtir.Hatta dahada ekstrem fikirliler Abdülhamidide Divan-ı Harbde yargılamak istemiÅŸler ancak Hüseyin Hilmi PaÅŸa hükümetinin bunu reddetmesiyle bu fikir uygulamaya konmamıştır.(II.Abdülhamid 1912 ye kadar Selanikte ikamet ettirilir ,daha sonra getirildiÄŸi Beylerbeyi sarayında ölümü olan 1916 yılına kadar izole bir hayat sürer)

Aslında bir iki küçük isyan dışında iÅŸler 1911 yılına kadar iyi gidiyor gibi gözükür.Belki de ateÅŸten günler baÅŸlamadan önce son sessizliktir bu.ÇöküÅŸü anlatırken defalarca vurgulanması gereken gerçek Türk bu çöküÅŸ ve gerilemeyi yaÅŸarken genlerinden aldığı dayanma gücünü daima korumuÅŸ asla kayıtsız bir teslimiyet göstermemiÅŸtir.Bu ruhun günümüz coÄŸrafyasındada var olması ÅŸart ve gereklidir.Yüksek deÄŸerler ve maneviyat her türlü cehennemden Türk’ün yeniden diriliÅŸi için kılavuzdur.Her ana babanın da TürklüÄŸe aidiyetten anladığı bu yüksek deÄŸerler manzumesini evlatlarına aktarmak olmalıdır.
İtalyada durumdan vazife çıkarır ve Trablusgarbın (Libya) iÅŸgali gündeme gelir.İtalyanın verdiÄŸi Ültimatom üzerine Sadrazam Hakkı PaÅŸa 25 Eylül 1911 de istifa eder yerine Küçük Said PaÅŸa Hükümetinin gelmesiyle Trablusgarb birinci gündem maddesidir.Trablusgarb savaÅŸları bir yıl sürmüÅŸtür.Bu denizaşırı vilayetimizi savunma adına güçlü bir donanma ve lojistiÄŸimiz olmadığı üzre Girit gibi bir aczi yaÅŸayacağımızı tahmin eden İtalya iÅŸgal güçleri rahat bir zafer azmindedir.Yerel direniÅŸe destek maksadıyla Libyaya gönderilen subay yada erat gayriremi ,kılık deÄŸiÅŸtirmiÅŸ yada kaçak görüntüsüyle İstanbul-İskenderiye (Mısır) arasını gemi ,Libya sınırındaki Sallum ÅŸehrine kadar Tren ,Sallum dan sonra Tobruk-Derne-Bingazi ye ulaÅŸmak adına 800 km yolu yani çölü deve at sırtında yada yaya katetmiÅŸlerdir.Yüksek vatan sevgisinin verdiÄŸi zorlukları aÅŸma cesaretine sahip bu insanlar en az Yavuzun Tih Çölünü aÅŸan ordusunun neferleri kadar ÅŸanlıydılar.Bu gün ne kadar uzak ve yabancı bir ülkedir bize Libya deÄŸil mi?Ancak 1911 de vatan toprağı olduÄŸu üzere Anadoludan kopup gelen yiÄŸitlerin açlık,susuzluk ,ölüm kokan topraklarda haysiyet ,erkeklik,vatan duygularıyla canını sebil ettiÄŸi yerdir.
Yakın dönem Türk tarihine damgalarını vuracak iki liderinde muharip olarak cenk meydanında yer aldığı yerdir Trablusgarb ; Mustafa Kemal ve Enver PaÅŸa.
29 Eylül de İtalyanın Osmanlıya savaÅŸ ilanı İngiltere ve Fransanında desteÄŸiyle İtalyan kuvvetleri adriyatikteki bir kısım Osmanlı gemilerini batırıp,30 Eylül de Trablusu bombardımana baÅŸlar.Åžehri savunmaya çalışan düzenli Osmanlı birliÄŸi 8000 kadardır.5 Ekimde Trablus 18 Ekimde Derne 20 Ekimde Bingazi düÅŸer ,takviye İtalyan birlikleri karaya çıkarılır.Toparlanan Osmanlı Ordusu yerel halkın paramiliter unsurlarının da desteÄŸiyle 23 ve 26 Ekimde iki büyük karşı taaruz düzenler.Bunlar püskürtülse dahi İtalyan kayıpları çok fazladır.5 Kasımda İtalyan gazeteleri Trablusgarbın ilhakını ilan ederken cephede durum çok farklıdır ,kıyı kesimi hariç içerilere İtalyan ilerleyiÅŸi durdurulmuÅŸ ,Osmanlı direniÅŸi kırılamamıştır.Mustafa Kemal Trablusgarbe Gazete Muhabiri Åžerif bey sahte kimliÄŸiyle gelmiÅŸ savaÅŸ süresince Derne birliklerine Komuta etmiÅŸtir,rütbesi Kurmay Binbaşıdır.Onunla beraber Bingazi birliklerine Komuta eden Kurmay Yarbay Enver Bey (PaÅŸa), Trablus birliklerine komuta eden Kurmay Albay NeÅŸet Bey ,Fuat (Bulca),Nuri (Conker) ve Fethi (Okyar) Beyler burada kader ve gaza birliÄŸi yapmışlardır.Özellikle bölgedeki Sunusi tarikatı ve ÅŸeyhinin desteÄŸiyle Osmanlı İtalyanların beklediÄŸinin çok çok üzerinde bir direniÅŸ göstermiÅŸtir.İtalyanların sayıca üstünlüÄŸüne raÄŸmen gayrinizami savaÅŸ taktikleriyle İtalyanlar üzerine bezdirici ve fedakar saldırılar düzenleniyordu.
Mustafa Kemal idaresindeki kuvvetler 22 Aralıkta parlak Tobruk zaferine imza atıyordu.Kendisi 16-17 Ocak 1912 taaruzları esnasında gözünden yaralanır,bir ay hastahane tedavisinden sonra tekrar cepheye döner.
İtalyanın bölgede 100000 muharip unsuru bulunmasına raÄŸmen Osmanlı kuvvetleri yerel unsurlarla beraber 25000 muharip unsura sahiptir.Osmanlı kuvvetleri İtalyan kuvvetleri gibi yüksek lojistik desteÄŸe,hava keÅŸif yeteneÄŸine,yüksek kalibreli topçu desteÄŸine sahip deÄŸildir,oldukça adaletsiz bir kuvvet dağılımı söz konusudur.1911 de baÅŸlayan Yemen isyanı yüzünden bir takım kuvvetler buraya kaydırılmıştı.İtalyan deniz kuvvetlerinin Kızıldenize girip buradaki trafiÄŸi kesmesi ,bir kısım Osmanlı limanlarını bombalaması Yemen isyanında bastırılmasını engellemiÅŸti.18 Nisanda İtalyan donanması Çanakkaleye dayanır,boÄŸazlar tüm trafiÄŸe kapatılır.Ticari kaygılarla araya giren Avrupalı devletlerin gayretiyle boÄŸaz ablukası kaldırtılır.
Libyada kesin sonucu bir türlü elde edemeyen Osmanlı direniÅŸini kıramayan İtalya hedef deÄŸiÅŸtirir 5 Mayıs 1912 de Rodosu ve 12 adaları iÅŸgal eder.(Cezair-i Bahri Sefid Eyaleti).8 Ekim 1912 de Karadağın Osmanlıya savaÅŸ ilanı Balkan Savaşı patlak verince 15 Ekimde İtalyanın tüm ÅŸartlarının kabuluyle İsviçrenin UÅŸi ÅŸehrinde barış anlaÅŸması imzalandı.Çünkü Egeyi abluka altına alan İtalyan Donanması Makedonya ve Balkanlara denizden Osmanlı Lojistik sevkiyatını imkansız kılıyordu.Bu gün de geçerli olduÄŸu üzre Güçlü Donanma ,Güçlü Donanma yine de Güçlü Donanma……

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »